
Club Turtas Otel 275 toplam oda, 750 toplam yatak, 215 standart oda, 60 aile odası kapasitelidir.Otel deniz, bahçe ve dağ manzaralıdır.
Sitemizde yurtdışı oteller, yurtdışı turlar, yurtdışı tatil bulabilirsiniz


Mısır’a yapılan gezilerin sadece Piramitler’i hedeflediğini, mitoloji ve tarih koktuğunu sanmayın… Çünkü, Mısır’a turist akışı sağlayan en önemli tatil duraklarını deniz kenarı beldeleri oluşturur. Hurghada turları ve Sharm-el- Sheikh, Mısır’ın Kızıl Deniz’e açılan mavi kapılarıdır. Sharm-el-Sheikh, klasik ve pahalı tatil yapmak isteyen orta yaşlı turistlerin ilgisini çekerken, Hurghada ise dalış meraklısı gençlerin ilk tercihidir. Kızıldeniz’in Sina Yarımadası’nda yer alan Sharm El Sheikh turları konuklarına 12 ay boyunca sualtının tüm güzelliklerini yaşatır. Deniz suyu sıcaklığı, kışın 20 yazları ise 27 derece civarında olan turizm beldesi doğal bir akvaryum gibidir. Hurghada, Kızıldeniz’in dalış için en çok tercih edilen bölgesidir. Bu kadar çok dalgıç tarafından tercih edilmesi nedensiz değildir. Kızıldeniz’in rengarenk tropik balıklarını ve mercanlarını bu bölgede görebilirsiniz. İster SCUBA dalış, ister sadece şnorkel ya da denizaltı turuna katılarak bu güzellikleri yaşayabilirsiniz.Hurghada’dan Mısır turları uygarlığının en önemli kalıntılarının olduğu Luxor’a günü birlik turlarla gidebilirsiniz. Tur sırasında efsanevi Luxor ve Karnak tapınakları ve Krallar Vadisi ziyaret ediliyor. Hurghada’da Bedevi kampını görmek, çöl motosikleti turu yapmak diğer seçenekler. Binlerce yıllık tarihi ile herkesi büyüleyen Mısır’da farklı bir tatil geçirmek istiyorsanız, “doğanın en muhteşem akvaryumu” olan Kızıldeniz’in Sina Yarımadası’nda yer alan sahil yerleşimi olan Sharm El Sheikh ideal bir yer. Ekvator ikliminde bulunması sebebiyle sualtının tüm güzelliklerini yıl boyu sunan bölgenin yıllık ortalama hava sıcaklığı 21ºC ile 35ºC arasında değişiyor. Deniz suyu sıcaklığı ise kışın 18-21ºC, yazın ise 21-28°C civarında oluyor. Sharm El Sheikh, Mısır’ın turizme ve dolayısıyla dalıcılara açtığı ilk deniz turizmi noktasıdır. On yıl önceki köyü andıran halinden uzaklaşarak zaman içerisinde Avrupalı turistin yoğun ilgisi sonucu modern bir şehre dönüşmüştür. Naama koyunda çoğu 5 yıldızlı olan oteller yan yana sıralanmış durumdadır.Sharm El Sheikh’de, inanılmaz güzellikteki mercan resiflerini, rengarenk balıkları görmek mümkün. En güney ucunda bulunan Ras Muhammed Deniz Parkı, dünyanın sayılı güzel dalış noktalarını barındırıyor. Şunu da özellikle belirtmek lazım! Sualtındaki güzellikleri görmek için ille de dalmaya gerek yok. Bir gözlük ve şnorkel ile dahi bu zenginliğin büyük bir kısmını görmek mümkün.


Tarih boyunca birçok medeniyetlere evsahipliği yapmış Akçakoca’nın ilk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber; bölgeye ilk gelenler M.Ö. 1200 tariklerinde Track ve Frickler’miş. Kimer ve İskit akımlarıyla zayıflayan Frick’ler Lidya’lılar tarafından ortadan kaldırılmışlar ve Lidya Krallığını kurmuşlardır.
M.Ö. 708 tarihinde Pers İmparatorluğu kurulmuştur. Bolu ve havalisi Karadeniz kıyılarında Abanutıkus, Sinope, Eolya, Heraclia, Kieros ve Dias şehirlerini kurmuşlardır.
M.Ö. 333 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender Dörtyol ovasında Persleri kesin yenilgeye uğratarak Anadolu’ya hakim olmuştur. Babilde M.Ö. 323 de ölünce hanedan dağıldı ve miras generalleri arasında bölüşülmüş; sekiz devlet kurularak Helenistik çağ başlamıştır..
M.Ö. 377 – 74 yılları arasında Bitinya Krallığının ilk kralı Bias ; merkezi ise, önceleri Astakos sonraları Nikomedia (İzmit) olmuştur. M.Ö. 91 – 74 de Bitinya tamamen Roma’ya verilmiştir. M.Ö. 74 de Roma Konsülü Lucullus Mihtridata mislime Karadeniz komutanı Cotta’ya Heracliea, Diapolis, Alaplı’nın yıkılmasını emretmiştir.


Bu Sharm el-Sheikh, bir Sina yarımadasındaki en kolay ve gelişmiş turizm tesisi toplulukların biridir. All around Bedouins, renkli çadır, dağ ve deniz vardır. Orada modern tasarımlarıyla küçük, samimi oteller, aynı zamanda büyük otel kompleksi Uluslararası zincirler ait artı bir bir turizm merkezi, gazino, disco ve gece kulüpleri, golf ve sağlık tesisleri dahil beklenebileceğini ilgili tüm olanaklardır. Aslında, dalış ve rüzgar sörfü ve diğer su sporları, at ve deve sürme, çöl Safari turları ve büyük antika Yakın konumlar, neredeyse bir ziyaretçi için hiç sıkıntı çekmesine imkansız şnorkel ile içinde.Şehrin dört mil güneyinde güney bölümünde bir uçurum noktası bakan bulunuyor. ve büyük bir görünümüdür.Na’ama Sahil bir turistik faaliyetlerin merkezlerinden biridir. Hemen kuzeyinde Şarm ilçesinin, bu alanda kendine ait bir tatil beldesi haline geliştiriyor. Çoğu oteller Na’ama Koyu’nda onların sandalye, gölgeler ve hatta çubukları gibi rahat aktivite ile, kendi özel plaj var.Bay da nearby Shark, ve yine daha fazla birlikte çok sayıda dalış merkezleri ile sunmak için bir çare büyüyen bir topluluktur.Küçük liman Sharm el olarak bilinen Moiya sivil Limanın yanında bulunur, tekneler için konaklama ve Yat Kulübü odalı içerir.Olanlar, Sharm El-Sheikh alışveriş merkezine alışveriş yapmak için yaşamak için takı, deri ürünleri, giyim, seramik ve kitaplar da dahil olmak üzere iki yabancı ve yerli ürünleri ile dükkanlar sağlar.Bunun tüm dalış meraklıları için ziyaret gerektiğini söyledi olmuştur. Var Şarm el-Şeyh ve Ras Nusrani arasındaki 10 millik sahil boyunca birçok dalış sitelerdir.Şarm El dalış ve spor kaynaklarına ek bilgi-Şeyh, ziyaret Tur Mısır turları için Sanal Kızıldeniz Dalış Merkezi


Jemaa El Fna, Marakeş’in en önemli meydanı. Boyutları, şekli İstanbul’un Taksim Meydanı ve Gezi Parkı kadar. Adıyla ilgili rivayetler muhtelif: 19. yy’a kadar kanun kaçakları ve isyancıların kesik kafalarının ibret olarak sergilendiği “ölülerin buluşma yeri”ymiş. Diğer rivayete göre büyük bir cami için ayrılmış, ancak proje gerçekleşmemiş. Koutoubia Camisi biraz ileriye inşa edilmiş. Meydan UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde. Meydana yakın, ortası avlulu otelimizden saat 14.00 civarında çıkıyoruz. Dar, tozlu, pembe duvarlı sokakları geride bırakıp meydana ulaşıyoruz. İlk dikkatimi çeken, şemsiyeler altındaki ikili, üçlü gruplar. Falcıların önünde pırtıl kağıtlar, müşteriler tam konsantre. Berberi lisanıyla konuşuyorlar. Çevredeki diğer tezgahların içi olabildiğince karışık. Kurutulmuş kertenkeleler, fareler, otlar, kitreler… Şifacı olduklarını sonradan öğreniyorum. AFİYETLE SALYANGOZYılan oynatıcılarını ararken bir satıcı Çin malı tahta yılanı adeta gözümüze sokuyor. Şükür, meydanı çevreleyen dükkan sahipleri kadar ısrarcı değil. Fas’ta alış-veriş, Doğu’yu tanıyanlar için bile zor zenaat. İkram edilen nane çayını içmeniz, beğendiğiniz malın yanına satıcının kattığı parçalara toptan fiyat biçmeniz gerekiyor. Sonrası, bildik pazarlık taktiklerinin de ötesinde. Tek tecrübe yeterli! Meydan bizi bekliyor.Yüzlerce diş, kerpeten, takma damakla dolu tezgahı geçip, ilerideki seyyar satıcıların dizi dizi, büyük, yüksek el arabalarına ulaşıyoruz. Portakal ve greyfurtlar resim gibi dizilmiş. 10 dirhem (2 TL) ödeyerek taze sıkılmış portakal sularını içip biraz serinliyor, enerji topluyoruz. Biraz daha enerji istersek aynı tip arabaların hurma, incir, ceviz, badem, üzüm satanları var. Değişik müzikler kulağımıza geliyor. Meydandaki kafelerden birinin terasına oturuyoruz. Saat 17.00’ye yaklaşıyor. Önümüzden büyük, yeşil el arabalarıyla bir grup geçiyor. Mahalle aralarında eşya toplayan eskicilere benziyorlar. Kafenin önünde akrobatlar gösteriye başlıyor. Hakikaten çok mahirler. Gün batımı civarı tekrar meydanda turlamaya başladığımızda el arabalarının açılarak ufak birer lokantaya dönüştüğünü fark ediyoruz. Satıcılar bir yandan tezgah kuruyor, diğer yandan akşam için müşteri ayarlıyor. Sorularla iletişim kurmayı deniyorlar: Nereden geliyorsunuz, Türk? Müslüman? Sonra bize sevgilerini Elhamdülillah! Erdoğan, Atatürk diyerek gösteriyorlar. Hava kararınca meydan ışıklanıyor, onlarca küçük tezgahta pişen et, sosis, balık, sebze, kelle, sümüklüböceğin kokusu, görüntüsü hafızamıza kazınıyor. Kim demiş Müslüman mahallesinde sümüklüböcek satılmayacağını! Fas’ta çok revaçta. Kürdanla, afiyetle yenip, kabuktaki suyu başa dikiliyor. Üstüne afrodizyak niyetine baharatlı, ginsengli “khendenjal” içiliyor. Kurabiyeyle yemeği noktalayan, eğlenceye koşuyor. SEYYAR HİKAYECİLER Hikaye anlatıcıların etrafında geniş halkalar oluşmuş. Bu Fas’ta nesilden nesile geçen köklü bir gelenek. “Hoja Nasruddin” fıkraları burada da gözde. Berberiler hayal gücünü kısıtlayacağından korkup hikayeleri yazmaktan bile çekinirmiş. Herkesin gönlüne, ruhuna uyan bir hikayesi olurmuş. Doğruları, eğrileri anlatan, tüm soruları cevaplayan. Yılan oynatıcıların yakınındaki üç maymunlu adam çözemediğimiz bir gösteri yapıyor. Hayvanların çaresizliği üzücü.Müzik gruplarının etrafı sarılmış. Kalabalık müziğin popülerliğine işaret. Dansöze yaklaşınca narin bir zenneyle karşılaşıyoruz. Sufi ezgileri, Endülüs temalarını, Gnaou gruplarınca bastırılıyor. Tekdüze ritimli, trans müziği teknonun atası olsa gerek! Alandaki hayat enerjisi sürüyor. Ama biz dolduk, taştık, yeterince şaştık. Bahşişle cepleri boşalttık. Geceyi noktalamanın zamanı gelmiş, geçiyor. Çöl mucizeleriKolay değil, polis kontrolleri, hız limiti, dar, taşlı otoyollar ve derken tamamen biten yollar. İlk mucize: Serap, olmayan göller, yerle gök arasında tarifi zor turkuvaz bir tabaka. Kısacası ışık kırılmasıyla oluşan illüzyonlar. İkinci mucize, çöldeki konforlu kamp ve çadırda alışılmadık manzarayı içimize sindirirken çıkıyor karşımıza: Mutlak sessizlik. Etrafda ne kuş ne de başka bir canlılının sesi var. Sadece nefesimiz ve belki kalbimiz. Üçüncü mucize: çadırın içindeki mutlak karanlık. Gökyüzü yıldızlarla aydınlanmış, ancak çadırın içinde gözümü açtığımda ve kapadığımda hiçbir fark olmuyor! Hörgüçlü develerin sahipleri mavili, siyahlı giyiniyor. Nedeni uzak mesafelerden görünebilmesi, Ultraviyole ışınlarını geçirmemesi.KASBAH’TA YAŞAMÇöl gülleri ekosisteminin mucizesi. Bir kuru dal yumağının suyu görünce nasıl açıldığına tanık oluyoruz. Beş duyunun tad kısmını ise ahçımız Abdou’ya borçluyuz. Fas turları mutfağı kuskus ve tanjin çeşitlerinden oluşuyor. Ancak çöldeki mönü farklı bir lezzet ve nefasette. Tanjin bir çeşit güveç. Et, tavuk, balık ve sebzeyle yapılıyor. Abdou, içine bademler sıkıştırılmış hurmalı et, tanjin, kabak, tatlı kabak, taze bakla, tavuklu kuskus hazırladı. Tatlılar tarçınlı portakal, pişmiş elmaydı. Çölde hava kupkuru. Tüm gün yürüyüp terliyoruz, ancak terden eser kalmıyor. Ancak ayaklarımızdaki kan yerinde. Nedeni, ayakkabıya giren kumların parmakları tahriş etmesi.Çölden vahalara varış birbaşka mucize. Bir anda kum bitiyor, palmiyelerin altında yeşil çayırlar başlıyor. Develer otluyor. Berberi mahalleleri “kasbah”lar kerpiçten birer kale. Gözetleme kuleleri, kapıları var. Palmiye, saz, kerpiçten yapılan evler içe dönük, çatıları leylek yuvalı. Sokaklar tünel gibi. Kasbah yazın serin, kışın korunaklı. Tek amaç su kaynağına sahip çıkıp diğer kabilelere kaptırmamak. Berberi tarihi su savaşlarıyla yazılmış. Geçtiğimiz çölün bir zamanlar göl olduğunu öğrenmek, su canlılarının fosillerine rastlamak bile suyun, su havzalarının önemini iliklerimize kadar hissettiriyor. Su, sabun, kireç ve mermer tozuyla yaratılan su geçirmez “tadelakt,” Faslı duvar ustalarının mucizesi. Evyeler, lavabolar, kuvetler, duvarlar renk renk bu malzemeyle sıvanıyor, hem fonksyonel hem dekoratif


Turgutlu Urganlı Kaplıcaları
Urganlı Kaplıcaları TURGUTLU /MANİSA


Köşk Kaplıcası(Köşk Termal Tesisleri)
Hüyük İlçesi Köşk Kasabası KONYA